NUSRAT ÇALIŞMA GRUBU HAKKINDA

Nusrat Çalışma Grubu, Nusrat Mayın Gemimizin hurda halinin jilet olmasına izin vermeyip, restore ettirilerek milletimize tarihini anlatan, Türkiye’nin ilk yüzer müzesini gerçekleştirmeyi amaçlayan ve çalışmalarını bu doğrultuda devam ettirmiş vatansever gönüllülerden oluşmuş bir gruptu. Gruptu diyorum çünkü Nusrat Mayın Gemisi'nin hukuki varlığı sona erdikten sonra grup sadece internet üzerindeki bir haberleşme listesine dönüştü. 

Çalışmalarını ve görüş alışverişlerini ağırlıklı olarak internet üzerinden gerçekleştiren Nusrat Çalışma Grubu, 03.02.2002 tarihinde yapmış olduğu toplantıda alınan karar uyarınca “Nusrat Çalışma Grubu” adı ile tüzel bir kişilik kazanma yolunda ilerlemekte idi. Nusrat Çalışma Grubu’nun amacını ve çalışmalarını daha iyi tanımanız açısından bugüne dek yapılanları özetlemek yerinde olacaktır:

1999 senesi.. Nusrat Mayın Gemimiz'in henüz hurda tacirleri tarafından jilet yapılmak üzere hurdalığa çıkartılmadığı günler. Bu yüzden de tarih ve milli şuur sahibi kişilerin de Nusrat'ın halini akıllarına getirmediği günler. Derken, 09 Mayıs 1999 günü Hürriyet'te çıkan bir haber Nusrat Mayın Gemimizin hurdalığa atılacağını söylemektedir. Bunun üzerine, bu vahim hatayı önleyebilecek kişilere sayısız e-postalar çekilir. Resmi kurumların bir kısmı bu e-postalara resmi yazılar yollarlar. Bir kısmı ise hiçbir tepki vermez. Yavaş yavaş insanların dikkati çekilmeye başlar. Bu sanal ve birebir mücadeleyi daha da yaygınlaştırmak amacıyla, bir web/ağ sitesi kurulur. İlk
http://members.xoom.com/kaptannusret adresinde açılan sayfa o zamanlar "Ve kim derdi Koca NUSRET bir gün jilet olacak.." mısraıyla biten bir şiir, bir ziyaretçi defteri ve bir sayaçtan ibarettir. O sayfa aracılığıyla yazar, gazeteci, asker, bürokrat birçok kişiye ulaşılır. Aynı zamanlarda Nusrat için gönüllü çalışmalara başlayan bir grup da benimle irtibata geçer. Böylece gittikçe büyüyen bir kartopu misali bu girişim büyür ve "Nusrat Jilet Olamaz, Olmayacak!" denir. Kişisel girişimler sonucu Kültür Bakanlığımız Nusrat'ı jilet olmaktan satın alarak kurtarır. Ancak arkası gelmez. 

Bunun üzerine ilk aşamayı geçen grubumuz 2000 sonlarında şiarını değiştirerek "Nusrat'ın Yeri Çanakkale" demeye başlar. Yeni bir web sitesi hazırlanır. Nusrat'ın kara talihini anlatmak amacıyla siyah zemin üstüne hazırlanmış sayfa
http://www.geocities.com/nusretinyeri adresinde yayına geçer. İçerik olarak zenginleşen site zaman zaman olan gelişmeleri de siteden duyurur. http://nusratinyeri.canakkale.org adresinden bu siteye ulaşım sağlanır.

İTÜ’den oluşturulan teknik bir ekip Nusrat Mayın Gemisi üstüne bir rapor hazırlar. Nusrat’taki orijinal parçaları ve olası senaryoları rapor ederler. 25.04.2001 tarihi itibariyle 'Nusrat'ın Yeri Çanakkale' sayfamız Çanakkale'ye Hizmet Ödülü'ne layık görülür. Bu sayfayı ödüle layık gören Çanakkale'ye Hizmet Ödülü Komitesi'ne teşekkürlerimi sunarım. Bu ödüle layık görülüşümüzün de Anzak Günü'ne rastlaması güzel bir tesadüf olarak hatırlanacaktır. 2001 sonlarında yerimizden bu kez daha güçlü kalkabilmek için daha organize bir örgütlenme için gene internet üzerinde bir grup kurulur. "Nusrat'ın Yeri Çanakkale" sayfası yenilenir. Bu kez başarabileceğimizin ve umudumuzun timsali olması amacıyla siyah zemin beyaza çevrilir.

Grubun resmi sayfası
http://www.nusratcalismagrubu.org yayına sokulur. Eski gruptan arkadaşlarla birlikte bu projeden yeni haberi olan birçok kişi katılır bu gruba. Ufak bir tanışma toplantısı da düzenlenir. Gruptaki herkesin ortak görüşü, Nusrat Mayın Gemimizin hurda halinde varolan orijinal parçaların Nusrat’ın hukuki yaşamına son vermeden restore edilerek yeni bir yüzer müze gemi yapılmasıdır. 

Ancak bu ortak görüş hayat bulamayacaktır. Basına yansıdığı hali yanlışlarla dolu olan haberin içeriğindeki bilgi yanlışlarından çok artık bu hayalimizin gerçekleşemeyecek olması üzmüştür bizi. Sonuçta Nusrat'ın hurdacılarda heba olup gitmesinden çok daha iyi bir sonla karşılaşmış isek de Nusrat'ı Çanakkale Boğazı sularında müze olarak görebilmekti hayalimiz.

Bu projenin getirisi ne idi? Bu projenin belki de en önemli getirisi üç tarafı denizlerle çevrili ve tarihinde denizcilikle ilgili birçok zaferi olan bir ülkenin ve bir milletin tarihinde önemli bir yer tutan gemisine yapmış olduğu vefasızlığı ortadan kaldırmış olacaktık. Yüzer müze anlamında hizmet edecek olması Türkiye’de bir ilki gerçekleştirmesi açısından önemli idi. Çanakkale’de karadaki 1/1 modelinin her gün yüzlerce ziyaretçisi olduğu düşünülürse, yüzer bir müzenin çekeceği ziyaretçi sayısı bunun kat kat fazlası olacaktır. Böylece zamanında boğaza döktüğü mayınlar sayesinde Türk milletinin geleceğinin temellerini atan Nusrat Mayın Gemimiz, gene boğaz sularında Türk Gençliği’ne tarihini anlatarak milletimizin geleceğine ışık tutmaya devam edecekti.

Gene de çalışmaktan vazgeçmek için bir sebep göremiyorum. Gelibolu Tarihi Milli Parkı projesi kapsamınca hizmete sokulacak Nusrat Mayın Gemimizin modelinde bir geminin gelen ziyaretçilere tarihi yarımadayı bir de deniz üstünden gösterme veya mayınları dökme görevini canlandırarak ziyaretçilere birebir yaşatma düşüncesine kapıldım şu sıralar. Gelişmeleri bu sayfadan duyurmaya devam edeceğiz.

Saygılarımızla,
Nusrat Çalışma Grubu adına ERCAN EROL

ercan_erol@yahoo.com

22 Mart 2007