|
|
KAYNAK:
Milliyet - http://www.milliyet.com.tr/2007/04/09/yasam/ayas.html |
|
TARİH:
09 Nisan 2007 |
|
BAŞKALARI TARİHİ
GEMİLERİNİ MÜZE YAPARAK KORURKEN, TÜRKİYE'NİNKİLER YOK EDİLDİ
Tarihimiz jilet oldu
Çanakkale Savaşı'nın yıldızı
Muavenet-i Milliye ve 1. Dünya Savaşı'nın simgesi Yavuz'dan
Kurtuluş'un bayrağı Bandırma'ya kadar Türk tarihinde önemli
yeri olan 10 geminin 8'i artık yok
Önay Yılmaz
Tarihimizle övünmeyi genellikle seviyoruz ama ona saygı göstermeyi
nedense pek beceremiyoruz. Bunun en iyi örneği tarihimize mal
olmuş gemiler...
Kırım Savaşı'na katılan Mahmudiye'den Kurtuluş'un simgesi
Bandırma'ya, Çanakkale Savaşı'nda ünlü İngiliz gemisi
Goliath'ı batıran Muavenet-i Milliye'den 1. Dünya Savaşı'nın
simgesi haline gelmiş Yavuz'a kadar tarihte çok önemli görevler
üstlenmiş 10 gemiden 8'inden geriye hiçbir şey kalmadı.
Çanakkale Deniz Savaşı'nı kazandıran Nusrat (Nusret) mayın
gemisinin ise orijinal parçalarından sadece kaburga kısmı kaldı.
Onlar müze yaptı
Türkiye tarihe mal olmuş bu efsane
gemilerin yok olmasına göz yumarken, birçok ülke böylesi
manevi değerlerine sahip çıkıyor. Yunanlılar, Yavuz gibi Dünya
Savaşı'nda görev yapmış olan ünlü gemileri Averof Zırhlısı'nı,
Bulgaristan da Hamidiye kruvazörünü bir torpido ile yaralayan
Drutsky torpidosunu müze-gemi yaptı. Rusya'da Aurora, İngiltere'de
Victory, Belfast ve Cutty Sark, ABD'de Texas, Intrepid,
Constitution ve sayılamayacak daha niceleri günümüzde birer müze-gemi
olarak hizmet vermeye devam ediyor.
Tarihi gemilerle ilgili çeşitli araştırmalarını kitaplaştıran
yazarlar Eser Tutel ve Ahmet Güleryüz, Türkiye'nin kendi manevi
değerlerine sahip çıkamadığını belirterek, "Şimdi
Nusrat ve Bandırma gemilerinin sadece benzerlerini yapıp
sergiliyoruz. Ama orijinalleri yok oldu. Elimizde müze gemi
yapabileceğimiz bir tek Savarona kaldı. Ama onu özel bir şirkete
kiraladık. Hiç olmazsa elimizdeki bu son geminin bir an evvel müze
gemiye dönüştürülmesi gerekiyor" dediler.
Yavuz İtalyanlara satıldı
Yavuz, "Goeben" adıyla 1911'de Almanya'da yapıldı.
186 metre boyundaki gemi, dönemin en büyük savaş gemilerinden
biriydi. İngiliz Kraliyet Donanması Komutanı Winston Churchill,
bu geminin ne pahasına olursa olsun ele geçirilmesini istemiş,
Goeben, yanında Breslau kruvazörüyle birlikte Kraliyet Donanması'nı
İstanbul açıklarına kadar peşine takmıştı.
Burada beş milyon Osmanlı altını karşılığı satın alınan
gemi, Osmanlı Donanması'na geçti. Goeben, "Yavuz";
Breslau da "Midilli" adlarını alıp Rusya'nın
Sivastopol ve Odessa kentlerini bombalayarak, Osmanlı İmparatorluğu'nun
1. Dünya Savaşı'na girmelerine sebep oldular.
Yavuz, 1925-30 arasında büyük çapta onarım gördü. Bu onarım
yüzünden bir bakan Yüce Divan'da yargılandı ve hüküm giydi.
1930'da tekrar sefere çıktı. Atatürk'ün naaşını taşıdı.
1950'de kadro dışı kalarak Gölcük'e çekildi. 1969'da Makine
Kimya Endüstrisi'ne (MKE) satıldı. 1975'te satışa çıkarıldı.
Hurdaya ayrılan gemiyi, İtalyanlar sökmek üzere satın aldı.
Kardeş yatların sonu
1890'da Japonya'da batan Ertuğrul Firkateyni'nin adını alan
Ertuğrul yatı, 1903'te İngiltere'de inşa edildi. 1904'te İstanbul'a
geldi. 1926'da Donanma kadrosundan çıkarılarak, Cumhurbaşkanlığı
yatı olarak tahsis edildi. 1926'dan 1937'ye kadar Atatürk tarafından
kullanıldı.
Genç Türk devletinin konukları, krallar, cumhurbaşkanları ve
prensler, Atatürk tarafından hep, imparatorluğun son,
cumhuriyetin ilk yatı olan Ertuğrul'da ağırlandı. 1937'de
hizmetten çıkarılan yat, 1939'da sökülmek üzere Bozmacı İlhami
Söker'e verildi. Haliç'te yıllarca bekledikten sonra 1959'da söküldü.
Ertuğrul'un kardeşi Söğütlü, 1908'de İngiltere'de inşa
edildi. Ertuğrul yatından önce devlet erkânı tarafından
kullanılıyordu. Atatürk bu yatı bir süre kullandı.
Marmara'da geziler yaptı. Yat 1933'te hizmetten çıkarılarak söküldü.

Şanlı Nusrat'ın dramı
Osmanlı Donanması'nda 1913'te göreve başlayan Alman yapımı
mayın gemisi, 18 Mart 1915 Çanakkale Deniz Savaşı'nın kazanılmasına
büyük rol oynadı. Döşediği mayınlarla birçok savaş
gemisinin batmasına neden oldu. 1937'de dalgıç gemisi oldu.
1939'da tekrar "Nusrat" ismini aldı. 1962'de Kalkavan
ve Kaptanoğlu'na satıldı.
1962-66 yıllarında büyük bir tadilat ile kargo gemisi oldu ve
"Kaptan Nusrat" adını aldı. 1979'da A. Tombul ve
1980'de Mustafa Okan Kardeşler Kollektif Şirketi'ne satıldı.
1990'da Mersin Limanı'ndan çıkarken battı. 1999'da çıkarıldı
ve yüzdürüldü. 2004'te bu gemi tekrar aslına uygun hale döndürülüp
Tarsus'ta bir parkta "Nusrat" olarak ziyarete açıldı.
Ancak geminin orijinal parçalarından sadece kaburga kısmı kaldı.
Mahmudiye odun oldu
Haliç'te 1829'da yapılan üç ambarlı kalyon tekne olan
Mahmudiye, Kırım Savaşı'na katıldı. Savaşın ardından Gazi
sanı ile anıldı. Görkemli duruşu ile çağının en büyük
savaş gemisiydi. 1879'da hurdaya çıkarıldı. Parasızlık
nedeniyle tersane çalışanlarının ödenemeyen maaşlarının
yerine kışlık odun olarak dağıtıldı.
Akıncı Hamidiye söküldü
1. Dünya Savaşı'nda Osmanlı donanmasının savaş gemilerinden
biri olan 112 metre uzunluğundaki Hamidiye kruvazörü, 1903'de
İngiltere'de inşa edildi. Balkan Savaşı başlayınca
Karadeniz'de görevlendirildi. Aralık 1912'de Varna'yı ve öteki
Bulgar limanlarını bombaladı. Aynı yıl bir Bulgar torpil
gemisince vuruldu. İstanbul'a gelmeyi başardı ve Haliç'te onarıma
alındı. Balkan Savaşı sırasında Yunanistan'ın Osmanlı
donanması üzerindeki baskısını hafifletmek üzere Ege ve
Akdeniz'de Yunan hedeflerine yönelik 'Akın Harekâtı' adı
verilen 7.5 aylık bir taarruz gerçekleştirdi. Unutulmazlar arasında
yerini alan gemi, 1966'da söküldü.
'Kurtuluş'un simgesi
Atatürk'ü Samsun'a götüren Bandırma Vapuru, 1878'de Glasgow
kentinde yolcu ve yük vapuru olarak inşa edildi. İlk sahibi
Yunanistan'da bir firmaya sattı. 12 Aralık 1891'de kaza sonucu
battı, aynı yıl yüzdürüldü. Daha sonra İstanbul'daki Rama
Derasimo firmasına satıldı. Adı "Panderma" olarak değiştirilen
gemi, Türk bayrağı çekilerek yük ve yolcu seferleri yaptı.
1910'da Osmanlı Seyrüsefain İdaresi, adını "Bandırma"
olarak değiştirdi ve posta vapuru yaptı. 19 Mayıs 1919'da Atatürk
ve arkadaşlarını Samsun'a getirdikten sonra yine posta
hizmetine devam etti. 1924'te hizmet dışı bırakıldı. 1925'te
Bozmacı İlhami Söker'e satıldı ve 4 ayda parçalandı.
İlk transatlantiğimiz
Gülcemal, 1875'te İngiltere'de Atlantik Okyanusu'nu geçmek üzere
inşa edilen iki transatlantikten biriydi. 1900'lerin başlarında
bir Kanada şirketi Avrupa'dan göçmen taşımada kullandı.
1911'de Sultan Reşat satın aldı. Gemiye, Sultan'ın annesinin
adı olan Gülcemal ismi verildi. Ekonomik ömrünü doldurmuş
olmasına rağmen onarıma alındı ve 1937'ye kadar kullanıldı.
Türk deniz yollarının amiral gemisi oldu. Atatürk'ün de bindiği
ve seyahat etmekten büyük keyif aldığı gemi, 1930'lu yılların
sonunda Haliç'e çekilip depo olarak kullanıldı. 1945'te sökülmek
üzere İtalya'ya götürüldü.
Goliath fatihi
1910'da Almanya'dan satın alınan Muavenet-i Milliye adlı
torpido bot, Binbaşı Ahmet Bey komutasında, Çanakkale Savaşı'nda
12 Mayıs 1915'i 13 Mayıs'a bağlayan gece İngiliz gemisi
Goliath'ı batırdı ve savaşın kaderini etkiledi. Nusret'le
birlikte savaşta çok kritik bir rol oynayan iki savaş
gemisinden biri oldu. Bu torpido, 1923'de hizmet dışı kaldıktan
sonra 1953'te hurdaya ayrılarak söküldü.
|
|
|
|